gurol_sokmensuyer

14.07.2021, tarafından yazılı , CÜMNE BÖLÜMÜ, 801 KERÄ BAKILMIŞ

15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ

Orak ayın (iyül) 15-dä, Türkiye Respublikası bakêr “Demokratiya hem Milli Birlik Günü”n 5-ci yıldönümünü, angısı kutlêêr 2016-cı yılın Orak ayın (iyül) 15-şi (türkçe: 15 Temmuz) gecesi FETOcular tarafından yapılan devlet devrimi denemesinä karşı koymasını hem bu karşı koymakta enseyişi hem o enseyiç için cannarını kurban koyan 251 Türkiye kahramanını. Bu yortuylan ilgili buyurun okuyun Türkiye Respublikası Kişinev Büükelçisi Gürol SÖKMENSÜERin “15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ” yazısını (Türkiye türkçesindä).

 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ

FETÖ terör örgütünün ordumuz içine sızdırılmış mensupları tarafından silahlı kuvvetlerin emir komuta zinciri dışında çıkılmak suretiyle gerçekleştirilen, 251 vatandaşımızın şehit olmasına ve iki binden fazla vatandaşımızın yaralanmasına neden olan 15 Temmuz kanlı ve hain darbe girişiminin üzerinden beş yıl geçmiştir.

Bu tehdidin bertaraf edilmesinde en büyük pay, kendi iradesi üzerinde bir güç tanımadığını, devletini ve demokratik kazanımlarını korumak için hayatını vermeye hazır olduğunu ortaya koyan Türk halkına aittir. Türk halkı bu saldırı karşısında tek yürek olmuş ve teröristlere kahramanca karşı koymuştur.

15 Temmuz tarihimize altın harflerle “Demokrasinin Zaferi” olarak kazınmıştır. 2017’den beri “Demokrasi ve Milli Birlik Günü” olarak kutlanan bugün, şehit ve gazilerimizin aziz hatıraları yad edilmektedir.

Karşı karşıya bulunduğumuz olağanüstü güvenlik sınamalarına rağmen yurtiçindeki mücadelemiz hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlüklerin korunması prensipleri temelinde yürütülmüştür.

Bu süreçte FETÖ, yurtiçindeki yapısının giderek zayıflaması sonucunda yeni bir strateji değişikliğine gitmiş ve yurtdışı faaliyetlerine ağırlık vermeye başlamıştır. Bu nedenle, Türkiye dışındaki FETÖ yapılarıyla mücadele daha fazla önem kazanmıştır.

FETÖ’ nün yurt dışı yapılanmasıyla mücadele en öncelikli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürmektedir.

Bu çerçevede yabancı muhataplarımızla yaptığımız tüm temaslarda, FETÖ’nün faaliyet gösterdiği diğer ülkeler bakımından da güvenlik tehdidi olduğu gerçeğinden hareketle, örgütün kendisine siyasi ve ekonomik nüfuz alanları yaratmayı amaçladığı, bu doğrultuda bulunduğu ülkelerin kanunlarını ihlal etmekten çekinmediği, adeta bir suç ve istihbarat örgütü gibi çalıştığı somut örnekleriyle vurgulanmaktadır.

Diğer taraftan, FETÖ terör örgütünün yurtdışındaki hareket alanının daraltılması, mensuplarının adaletten kaçmalarının ve para transferlerinin engellenmesi amacıyla idari tedbirler ve adli süreçler de devreye konulmuştur. FETÖ’ nün yurtdışı yapılanmasının önde gelen elebaşlarına yönelik olarak Türkiye’de açılan soruşturmalar kapsamında, şahısların bulunduğu ülkelere iade taleplerimiz iletilmiştir.

Öte yandan, yurtdışındaki FETÖ iltisaklı eğitim kurumlarının kapatılması, FETÖ unsurlarından arındırılması ve Türkiye Maarif Vakfı’na devredilmesine yönelik girişimlerimiz de devam etmektedir.

Bu bağlamda, yeni nesil bir terör örgütü olarak nitelendirilebilecek FETÖ’ nün kendisini lanse etmeye çalıştığı gibi eğitim ve hayır işleriyle uğraşan toplumsal bir hareket olmadığı,  siyasi ve ekonomik emelleri bulunan karanlık ve sinsi bir örgüt olduğu uluslararası planda yavaş da olsa anlaşılmaya başlanmıştır.

Çeşitli ülkeler ve uluslararası örgütler, FETÖ’yü terör örgütü olarak ilan etmişlerdir. Bu çerçevede; 19 Ekim 2016 tarihinde düzenlenen İİT Dışişleri Bakanları 43. Toplantısında FETÖ terör örgütü olarak ilan edilmiş; benzer bir karar 1 Aralık 2016 tarihinde Asya Parlamenterler Asamblesi tarafından alınmış; 27 Ocak 2017 tarihinde ise İİT Parlamenterler Birliği’nin 12. Konferansında teyit edilmiştir. Ayrıca  KKTC’ye ilaveten, Pakistan Yüksek Mahkemesi, 28 Aralık 2018 tarihinde aldığı kararla, FETÖ’yü terör örgütü olarak tanımlamıştır.

Üçüncü ülkelerde FETÖ’ ye karşı oluşan farkındalık, söz konusu ülkeler tarafından bu unsurların faaliyetlerinin yakından izlenmesi ve soruşturulması sonucunu doğurmuştur. Çeşitli ülkelerde FETÖ iltisaklı oluşumların giriştikleri gayri kanuni işlemler ortaya çıkartılmıştır. Üçüncü ülkelere sınır dışı edilenlerin yanı sıra 20’den fazla ülkeden 120’den fazla FETÖ mensubunun Türkiye’ye sınır dışı edilmesi sağlanmıştır.

Pek çok ülkede FETÖ iltisaklı okul ve dil kurslarının faaliyetleri kısmen ya da tamamen sonlandırılmış, bunların 20’sinde okullar Türkiye Maarif Vakfına devredilmiştir. Bunun yanı sıra,  Türkiye Maarif Vakfı 22 ülkede  yeni okullar açmıştır.

Bu çabalarımız yurtdışındaki örgüt üyeleri üzerindeki baskıyı arttırmış, örgütün yurtdışı yapılanmasında ve manevra alanında da ciddi bir daralma yaşanmıştır.

Uzun soluklu olduğunu bildiğimiz FETÖ’ nün yurtdışındaki yapılanmasına yönelik çalışmalarımız kararlılıkla sürdürülecektir. Temel amacımız, 251 vatandaşımızı gözünü kırpmadan şehit eden ve binlerce vatandaşımızı yaralayan bu karanlık terör örgütünün tüm mensuplarının adalet karşısına çıkartılmasıdır.

Gürol SÖKMENSÜER, Türkiye Cumhuriyeti Kişinev Büyükelçisi

BİR CUVAP YAZIN