2016-cı yılın 15 Temmuz (Orak ayın (iyül) 15-şi) gecesi Türkiyedä FETOcular tarafından yapılan devlet devrimi denemesinä karşı koyan kahramannıın hem bu günün “Demokratiya hem Milli Birlik Günü” olarak bakılmasının 4-cü yıldönümü kutlamalarınnan ilgili olarak, okuycularımıza Türkiye Respublikası Kişinev Büükelçisi Gürol SÖKMENSÜERin “15 TEMMUZ DEMOKRASİ ZAFERİMİZİN 4. YILDÖNÜMÜNDE FETÖ’YLE AMANSIZ MÜCADELEMİZ SÜRMEKTEDİR” adlı statyasını tiparlêêrız.
15 TEMMUZ DEMOKRASİ ZAFERİMİZİN 4. YILDÖNÜMÜNDE FETÖ’YLE AMANSIZ MÜCADELEMİZ SÜRMEKTEDİR
FETÖ terör örgütünün, Türkiye’nin demokratik düzenini çökerterek devleti ele geçirmek amacıyla kalkıştığı hain darbe girişiminin üzerinden 4 yıl geçmiştir.
15 Temmuz gecesi yaşananlar, Türkiye tarihindeki en kanlı terör eylemidir ve halkımızda büyük bir sarsıntı yaratmıştır. Darbeciler Cumhurbaşkanımıza suikast düzenlemiş ve Cumhurbaşkanlığı binası, Türkiye Büyük Millet Meclisi, MİT Başkanlığı, Polis Özel Harekât Merkezi ve Emniyet kurumlarımızı bombalamışlardır.
Türk halkı bu saldırı karşısında tek yürek olmuş, vatanın ve milletin selameti adına darbe teşebbüsüne kahramanca karşı koymuştur. Sivil halkın üzerine tanklar süren, havadan bombalar yağdıran ve helikopterlerden ateş açan darbeciler, 251 vatandaşımızı şehit etmiş, iki binden fazla vatandaşımızı ise yaralamışlardır.
15 Temmuz, tarihimize büyük harflerle “Demokrasinin Zaferi” olarak kazınmıştır. 2017’den beri “Demokrasi ve Milli Birlik Günü” olarak kutlanan bugün, şehit ve gazilerimizin aziz hatıraları anılmaktadır.
Bu zamana dek elde edilen tüm deliller, darbenin FETÖ tarafından kurgulandığını açıkça göstermektedir. Esasında FETÖ’nün bu hain darbe girişimi, uzun yıllara yayılan faaliyetlerinin tepe noktasıdır. Uyguladığı taktikler nedeniyle “yeni nesil bir terör örgütü” olarak nitelendirilebilecek FETÖ’yü daha iyi analiz edebilmek için geçmiş faaliyetlerinin incelenmesi gerekmektedir.
FETÖ terör örgütü, 1970’li yıllarda “eğitim ve hayır işleriyle uğraşan toplumsal bir hareket” maskesi arkasına saklanarak faaliyetlerine başlamış ve okullar açmıştır. Bilhassa dar gelirli kesimden aileler ve çocuklar hedef alınmış, onlara parlak bir gelecek ve ekonomik destek vadedilmiştir. FETÖ okullarına kaydettirilen öğrencilerin beyni yıkanmış ve bu öğrencilere FETÖ’ye kayıtsız şartsız itaat etmeleri gerektiği öğretilmiştir.
Devlet kadrolarında kritik görevlere gelen FETÖ üyeleri, örgütün talimatlarını harfiyen uygulamışlardır. “Faaliyetlerinde her türlü etik ve ahlaki ilkelerden kaçınabilecekleri” anlayışını benimseyen bu görevliler, devlete ve millete değil, FETÖ’ye sadakat göstermişlerdir. Örgüt elemanları, FETÖ karşıtlarını bertaraf etmek için yasa dışı tutuklama, telefon dinleme, şantaj gibi faaliyetlere başvurmuşlardır. FETÖ, devlet yapısına daha derinden sızarak gücünü artırmak için başta memuriyete, askeri okullara ve polis akademisine giriş sınavları olmak üzere kritik önemdeki çeşitli sınavların sorularını çalmış ve elemanlarına dağıtmıştır. Örgüt zamanla faaliyet alanlarını genişleterek basın-yayın, ekonomi ve bankacılık alanlarına da el atmış, kara para aklama ve yasa dışı para transferleri örgütün rutini olmuştur. FETÖ yurtdışında da geniş çapta örgütlenmiştir.
FETÖ, faaliyetlerini farkedilmeden sürdürebilmek adına gizliliğe büyük önem vermiştir. Bu çerçevede her bir örgüt elemanına “kod adı” verilmiş ve örgüt içi haberleşme kriptografik yazışma uygulamalarıyla yapılmıştır.
FETÖ’yle mücadele ülkemizin en önemli gündem maddelerinden biridir. Geçen 4 yıl içerisinde Türkiye, FETÖ’nün suçlarının cezasız kalmaması ve faaliyetlerinin engellenmesi için yoğun çabalar sarfetmiştir.
Ülkemizde yürüttüğümüz mücadele kapsamında, darbeyi organize edenler yargı önüne çıkarılmıştır. Ayrıca devlet kurumlarına sızmış FETÖ elemanları tespit edilerek gerekli idari ve yargısal süreçler başlatılmış, böylece kamudaki paralel devlet yapılanması çökertilmiştir. İlaveten, FETÖ’nün eğitim, basın yayın ve bankacılık sektöründeki faaliyetlerinin engellenmesi sağlanmıştır. Ülkemiz, karşı karşıya bulunduğu güvenlik sınamalarına rağmen, mücadelesini hukukun üstünlüğü ve temel hal ve özgürlüklerin korunması ilkeleri temelinde sürdürmüştür.
Bu yoğun çabalarımız sayesinde, FETÖ terör örgütü yurtiçinde güç kaybetmiştir. Örgüt bu durum karşısında strateji değişikliğine giderek yurtdışı yapılanmasına ağırlık vermeye ve ülkemiz hakkında asılsız propaganda faaliyetlerinde bulunmaya başlamıştır.
FETÖ sadece Türkiye için değil, faaliyetini sürdürdüğü ülkelerin güvenliği için de büyük bir tehdit arzetmektedir. FETÖ, diğer ülkelerde de Türkiye’deki gibi örgütlenmekte, nüfuz alanlarını artırmak için adeta bir istihbarat teşkilatı gibi çalışmaktadır. 15 Temmuz günü yaşanan bu kâbusu ve acıyı başka hiçbir ülkenin deneyimlemesini arzu etmeyen Türkiye, dostlarını bu tehdide karşı ısrarla uyarmaktadır ve uyarmaya devam edecektir.
Çabalarımız neticesinde, çeşitli uluslararası örgütlerin FETÖ’yü terör örgütü olarak ilan ettiğini görmek memnuniyet vericidir. Bu çerçevede; 19 Ekim 2016 tarihinde düzenlenen İİT Dışişleri Bakanları 43. Toplantısında FETÖ terör örgütü olarak ilan edilmiştir. Benzer bir karar 1 Aralık 2016 tarihinde Asya Parlamenterler Asamblesi tarafından alınmış; 27 Ocak 2017 tarihinde ise İİT Parlamenterler Birliği’nin 12. Konferansında teyit edilmiştir.
FETÖ mensuplarının adaletten kaçmasını önlemek için ilgili ülkeler nezdinde iade ve malvarlığının dondurulması talepleri yapılmıştır. Bu girişimlerimiz sayesinde, üçüncü ülkelerde FETÖ’ye ilişkin bilinç artmış ve örgütün yasa dışı faaliyetlerinin tespit edilmesi mümkün olmuştur.
FETÖ ile mücadelemizin bir diğer boyutunu, yurtdışındaki FETÖ bağlantılı eğitim kurumlarının kapatılması, FETÖ unsurlarından arındırılması ve yönetimlerinin Türkiye Maarif Vakfı’na devredilmesine yönelik girişimlerimiz oluşturmaktadır. Çabalarımız sonuç vermektedir. Nitekim bugüne kadar 38 ülkede FETÖ bağlantılı okul ve dil kurslarının faaliyetleri kısmen ya da tamamen sonlandırılmış, bunların 20’sinde okullar Türkiye Maarif Vakfına devredilmiştir. İlaveten, Türkiye Maarif Vakfı 22 ülkede yeni okullar açmıştır.
Türkiye, FETÖ ile mücadele çabalarını kararlılıkla sürdürecektir. Bu çerçevede yabancı ortaklarımızla işbirliği yapmaya büyük önem atfetmekteyiz. Temel amacımız, 251 vatandaşımızı gözünü kırpmadan şehit eden ve binlerce vatandaşımızı yaralayan, demokratik kurumlarımızı hedef alan bu karanlık terör örgütünün tüm şebekelerinin çökertilmesi ve işlediği suçların cezasız kalmamasıdır.




































































































































