Gurol_Sokmensuyer_1

13.07.2022, tarafından yazılı , CÜMNE, POLİTİKA BÖLÜMÜ, 246 KERÄ BAKILMIŞ

15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ

Altı yıl geeri, 2016-cı yılın 15 Temmuz (Orak ayın (iyül) 15-şi) gecesi Türkiyedä FETOcular devlet devrimi denemesi yaptılar. Bu yapılan devlet devrimi denemesinä karşı koyan kahramannıın anmasını hem 15 Temmuz (Orak ayın (iyül) 15-şi) günün “Demokratiya hem Milli Birlik Günü” olarak bakılmasının 6-cı yıldönümü kutlamalarınnan ilgili olarak, okuycularımıza Türkiye Respublikası Kişinev Büükelçisi Gürol SÖKMENSÜERin “15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ” adlı statyasını tiparlêêrız.

15 Temmuz 2016 tarihinde, FETÖ terör örgütünün hain mensupları Türk milletinin hür iradesine ve demokrasiye karşı suç işleyerek, seçilmiş meşru Hükümeti hain bir darbe girişimi ile devirmeye teşebbüs etmişlerdir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Türk milletinin ve demokratik rejime bağlı şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının çabaları ile önlenebilen bu meşum girişimin üzerinden 6 yıl geçmiştir. 251 vatandaşımızın şehadet şerbetini içtiği ve iki binden fazla vatandaşımızın yaralandığı bu gece yaşananlar, Türk demokrasi tarihi için birer ibret vesikası teşkil etmekte ve toplumsal hafızadaki canlılığını halen korumaktadır.

Türk halkı kendi demokratik ve meşru iradesinin hiçe sayılması karşısında tepki göstermiş ve demokratik kazanımlarını canı pahasına korumaya muvaffak olmuştur. FETÖ terör örgütü ve yetiştirdiği teröristler, hesap edemedikleri bu durum karşısında bocalamış ve Türk milletinin çelikten iradesi karşısında başarısız olmuşlardır.

2017’den beri “Demokrasi ve Milli Birlik Günü” olarak kutlanan 15 Temmuz, demokrasi tarihimizde altın harflerle yerini almıştır. Bu vesileyle aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin kutlu hatıraları her sene hayırla yad edilmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti karşı karşıya olduğu zorlu sınamalara ve yüksek güvenlik risklerine rağmen, bu hain teşebbüsüsün faillerini yargılarken hukukun üstünlüğü ilkesinden ve temel hak ve özgürlüklerin korunması prensiplerinden ödün vermemektedir. FETÖ terör örgütüne karşı verilen mücadele daima yasal ve meşru hukuk zemininde yürütülmektedir.

Hain terör örgütü FETÖ, aldığı ağır darbelere rağmen özellikle yurtdışındaki faaliyetlerine halen devam etmektedir. Yalnızca Türkiye içinde değil, yurtdışında da örgütlenen bu terör örgütü, faaliyetlerini sürdürmek için her türlü gayrimeşru ve gayrikanuni yola tevessül etmekte, emellerine ulaşmak için faaliyette bulunduğu ülkelerin kamuoylarını manipüle etmekten çekinmemektedir. Bu nedenle, Türkiye Cumhuriyeti son dönemde FETÖ terör örgütünün yurtdışındaki yapılanmasıyla mücadeleye ağırlık vermiştir ve dost ülkeleri bu zararlı örgütün faaliyetlerine karşı mütemadiyen uyarmaktadır.

Bu doğrultuda, dost ve kardeş ülkelerle ayrıca yabancı muhataplarımızla temaslarımızda, FETÖ’nün küresel çapta bir tehdit teşkil ettiğini ve çıkarları için hiçbir kanunsuz faaliyette bulunmaktan çekinmeyen acımasız bir terör örgütü olduğunu her fırsatta hatırlatıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti, FETÖ terör örgütünün yurtdışındaki faaliyetlerinin engellenmesi, teröristlerin adalete hesap verebilmeleri ve hain aktivitelerini finanse etmek için kullandıkları finansman kaynaklarının kurutulması için sürdürdüğü haklı mücadelesine devam etmektedir. Bu çerçevede, çeşitli idari tedbirler ve adli süreçler de devreye konulmuştur. Türkiye’de yürütülen yasal süreçler sonucunda, teröristlerin ülkemize iade talepleri ilgili ülke makamlarına iletilmektedir.

FETÖ’nün en önemli faaliyet sahalarından biri olan eğitim alanında, FETÖ iltisaklı eğitim kurumlarının kapatılması ve bu kuruluşların Türkiye Maarif Vakfı’na devredilmesine yönelik girişimlerimiz sürmektedir.

FETÖ’nün kanlı emellerini gündeme getirerek birçok ülkenin bu örgütün gerçek yüzünü anlamasını sağladık ve bunun sonucunda bazı ülkeler FETÖ’ye karşı harekete geçtiler. Bu sayede, sözkonusu ülkelerde FETÖ’nün gayri kanuni işleri ortaya çıkartıldığı gibi, çok sayıda örgüt mensubunun Türkiye’ye sınır dışı edilmesi ve FETÖ iltisaklı eğitim kurumlarının kapatılması veya Türkiye Maarif Vakfı’na devredilmesi sağlanmıştır. Maarif Vakfı ayrıca pek çok ülkede yeni okullar açmıştır.

FETÖ, iddia ettiği gibi hayır hasenat faaliyetleriyle meşgul olan, toplum yararına çalışan bir toplumsal hareket değildir, tam aksine eli kanlı bir terör ve ihanet şebekesidir. FETÖ, son derece karanlık emellere sahip, suç işlemekten çekinmeyen bir terör örgütüdür. Bu hususları uluslararası toplumun ve yabancı muhataplarımızın dikkatine getirmek için yaptığımız girişimlere ara vermeksizin devam ediyoruz.

Çeşitli ülkeler ve uluslararası örgütler, FETÖ’yü terör örgütü olarak ilan etmişlerdir. Bu çerçevede; 19 Ekim 2016 tarihinde düzenlenen İİT Dışişleri Bakanları 43. Toplantısında FETÖ terör örgütü olarak ilan edilmiş; benzer bir karar 1 Aralık 2016 tarihinde Asya Parlamenterler Asamblesi tarafından alınmış; 27 Ocak 2017 tarihinde ise İİT Parlamenterler Birliği’nin 12. Konferansında teyit edilmiştir. Ayrıca KKTC’ye ilaveten, Pakistan Yüksek Mahkemesi, 28 Aralık 2018 tarihinde aldığı kararla, FETÖ’yü terör örgütü olarak tanımlamıştır.

FETÖ’ye karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye ve bu acımasız terör örgütünün tüm mensuplarının adalet önünde hesap vermesi için çaba göstermeye devam edeceğiz.

Gürol SÖKMENSÜER, Türkiye Cumhuriyeti Kişinev Büyükelçisi

BİR CUVAP YAZIN